DELİ YUSUF

DELİ YUSUF

Bir köprü altında başlasa'da bu hikaye 15 yaşındaki Yusuf'un Adana'dan çıkıp geldiği bu koca şehirdeki hayatın nereden nereye  varacağını kim bilebilirdi ki

Babasının sürekli annesini darp etmesi ve dengesizliği yüzünden aile dağılmış biri kız 4 Kardeş çocuk esirgeme kurumlarında oradan oraya savrulmuştu belli bir zamandan sonra hapishane gibi hissettiği Çocuk Esirgeme Kurumunda sık sık dışarı kaçıp sıradanlığın dışında bir yaşam arayışına giren Yusuf dışarıda yaşadığı hayatın getirisi olan farklı arkadaşlarla gideceği yolda neler karşısına çıkacaktı kim bilir 1.70 boylarında güçlü kuvvetli fiziğe sahipti

Yusuf babası ona sürekli antrenmanlar yaptırırmış bu kısmını öğrenemedim belki bir sporcu belkide bundan zevk alan bir mazoşist daha çocuk yaşta mekik şınav çektirirmiş ve bunu her gün günde birkaç defa yaptırırmış ve bunlar Yusuf'a işkence gibi gelirmiş o yaşlarda
fakat bunun daha sonraki hayatında ona katacağı çok şeyler yaşayacak öyle ki kendi akranlarından çok atik hızlı ve güçlüydü ve hala sık sık antrenmanlar yapmaktaydı gelelim hikayemizin bizim seçtiğimiz  kısmına çünkü Yusuf için hayatının en hızlı zamanları başlamak üzere

Sıradan bir gündü İstanbul fatih yenikapı köprüsünün altında yatıp kalkan Yusuf geceleri yankesicilik  yapıyor arkadaşı Bingöllü Muratla beraber yeni tanıştığı arkadaşı ile birlikte    takılıyorlardı

Gözlerini açtı sağına soluna bakındı Murat'ı dürtükledi
- Kalk lan hadi kahvaltı yapalım
Murat mıymıntılı bir sesle dur biraz kendime geleyim dedi
Lan Kalk oğlum bu gün işimiz var dedi gidelim bir hamama üstümüzü başımızı değişelim

Bir gece evvel tanıştıkları Mikail isimli şahsın evinde buluşacaklardı
Önce bir börekçiye gidip kahvaltı yaptılar sonra aksaraydaki horhor hamamın kapıyı attılar
ceplerinde mangiz doluydu gece işleri yolunda gitmişti

Yusuf  Murat'a dönüp oğlum sen hap içince kontrolünü kaybediyorsun dün gece lavuğu az kalsın öldürecektin yav arkadaş sen başımızı belaya sokacaksın adamın hem zorla parasını alıyoruz canını almak nerden çıktı gasp mı yapıyoruz azrail miyiz kendine gel muro oğlum bokunu çıkarma yav

Murat Kafasını kaldırıp ters ters baktı ve lan oğlum amına koduğumun lavuğunu görmedin mi param yok dedi bi tomar para çıktı parası canından kıymetli olana acımayacaksın

Neyse siktir et olan oldu ama sen genede kontrolünü kaybetme döveriz gene alırız ama anası babası çoluğu çocuğu vardır kim bilir genede canına kanına girmeye gerek yok

Bak murat bu yolda beraber yürüyorsak bağzı şeyleri konuşmamız lazım kardeşim neyse bunları
sonra konuşuruz neydi dünkü tanıştığımız ha tamam Mikail bak onun söyledikleri kafama yattı gidip onun dediği şu doktorla gidip bir görüşelim artık kendimize bir çeki düzen verelim köprü altlarında nereye kadar yatacağız amına koyim her yanım odun gibi oluyor  geberip gideceğiz
Bok gibi para kazanıp eşek gibi yiyoruz kendimize bir düzen kuralım sende bende yoksa mahvolacağız öylede böylede harcanıp gidiyoruz belki kendimizi toparlayıp bir düzene gireriz günü birlik yaşamaktan öte geçmemiz lazım gasp işi tehlikeli cezası ağır bir gün silahlı birine denk geliriz ikimizi de harcar boku bokuna geberip gideriz

Aklanıp paklanıp çıta gibi olmuşlardı mikailin dediği eve geldiler kapıyı mikailin adamlarından biri açtı
Hoş geldiniz ayol dedi
Murat ve Yusuf göz göze geldiklerinde yüzlerindeki şok tebessüm karışık ifadeyle kapıdan içeri girdiler

Mikail çekyatta uzanmıştı doğruldu

Yusuf ve murat selamun aleyküm dedi

Ve aleyküm selam hoşgeldiniz dedi

Az evvel kapıyı açan erkek kılığındaki lavuk mikaile dönüp aşkım kahvaltı hazırlayayım mı dedi

Mikail dönüp tok bir sesle sormana ne gerek var amına koduğum bak misafirlerimiz de var deyince

Yusuf sağ ol baba biz o işi hallettik der

Çayda mı içmeyeceksiniz deyince çay içeriz başlarını hafifçe sallayarak olumlu işareti verdiler

Nasıl gidiyor diye söze başladı Mikayil

İdare ediyoruz bi sıkıntı yok diye cevap verdi Yusuf





SHARE THIS

Author:

Previous Post
Next Post